Tirebolulu Hoca Ahmet Necmeddin Efendi

08-01-17 hdomac 0 comment

KUVAYİ MİLLİYECİ MÜFTÜ:TİREBOLULU AHMED NECMEDDİN EFENDİ

Ahmed Necmeddin Efendi’nin Millî Mücadele sırasında halka moral vermesi, Kuvâyı Millîye’yi desteklemesi onun üstün vatan sevgisinin bir nişânesidir.

Türk tarihinde “Millî Mücadele”, Türk milletinin varlığı ve bağımsızlığını korumak için maddî-manevî bütün imkânlarını seferber ettiği son derece önemli bir dönemi teşkil etmektedir. Böyle bir zamanda milletin ruhunda ve benliğinde mevcut direnme gücünü harekete geçirenler arasında hocalar, müftüler ve din adamları önemli bir yere sahiptir.

Denizli müftüsü Hulûsî Efendi, 15 Mayıs 1919’da düzenlenen mitingde Denizli halkına “fetvâ veriyorum, işgal edilen memleketler halkının silaha sarılması farz-ı ayn’dır” diyerek Millî Mücadele’de ön safhalarda yer almıştı. Isparta’da Hâfız İbrahim Efendi, Demiralay; Afyon’da Hoca İsmail Şükrü Efendi, Çelikalay adlarında gönüllülerden oluşan alaylar teşkil etmişlerdir. İzmir müftüsü Hacı Tevfik Efendi, Ankara müftüsü Mehmed Rifat Efendi [Börekçi] ve daha birçok din adamı Mustafa Kemal Paşa’nın başlattığı “Millî Mücadele” etrafında birleşmişlerdir.

hoca-ahmed-necmettin

Giresun’da ise müftü Ali Fikrî, İmâm-zâde imam Hasan, Görele müftüsü Şevket [Çolak], Bulancaklı Kurd-oğlu Hacı Hâfız Mustafa Zeki, Tirebolu müftüsü Ahmed Necmeddin efendiler Millî Mücadele’nin bu bölgedeki önde gelen din adamlarıdır.
Hamam mahallesinde doğdu
“Milli Mücadele”nin önemli isimlerinden biri olarak adını tarihe yazdıran Kuvayi Milliyeci Müftü, Tirebolulu Ahmed Necmeddin Efendi 15 Ekim 1859’da Tirebolu’da Kumyalı semti Hamam Mahallesi’nde doğmuştur. İlmîyeye (Osmanlı’da din, yargı ve öğretim işleriyle uğraşan devlet görevlileri sınıfı ve bunların mesleğidir) mensup bir aileye mensuptur. Babası Küçükzade Hacı Halil Efendi (ö. 1879), annesi Alâeddinzade Hacı Ömer Efendi’nin kızı Habibe Hanım’dır. İlköğrenimini Tirebolu’da Mekteb-i İbtidâîde tamamladıktan sonra, Kethüdazade Medresesine kayıt olmuştur. Burada bir süre tahsil gördükten sonra, Amasya’da Kapancızade Medresesine nakledilerek tahsilini tamamlamıştır.
Tirebolulu Osman Nuri Efendi’nin derslerine katılıp icazet almıştır (28 Ağustos 1899). İlk görevine Tirebolu Rüşdiye Mektebi’nde öğretmenlikle başlamıştır. 13 Nisan 1897’de Tirebolu Mekteb-i Rüşdiyesi muallim-i sâlisliğine (Ortaokul üçüncü öğretmenliğine) atanmıştır. Asaleten atandığı 13 Kasım 1897 tarihine kadar bu görevinde nısf (yarım) maaş almıştır. 1 Mayıs 1911’de Hamam Mahallesi’ndeki Kethüdâzade Medresesi Müderrisliğine (öğretim üyeliğine) tayin edilmiştir. Bu görevde iken, Müftü Osman Nuri Efendi’nin vefatı üzerine boşalan kaza müftülüğü için diğer aday Nakîbzade Hâfız Ahmed Efendi ile birlikte seçime katılmıştır (23 Haziran 1911). Bu seçimde, hükümet tarafından yapılan davet üzerine Tirebolu eşrafından 72 kişi bulunmuştur. Seçimde 51 kişinin oyunu olarak müftü olmaya hak kazanmıştır. 11 Kasım 1911’de “emr-i meşîhat-penâhî”(şeyhlik makamı emriyle) ile Tirebolu Müftülüğüne getirilmiştir. Millî Mücadele yıllarında (1919-1922) Kuvâ-yi Millîye’nin yanında yer almıştır. Heyet-i Temsilliye tarafından, İstanbul Fetvasına karşı Ankara Müftüsü M. Rıfat Efendi başkanlığında hazırlatılan ve 16 Nisan 1920’de bütün müftülüklere tebliğ edilen “Fetvâ-yi Şerîfe”ye 29. sırada imza koymuştur.
Milli Mücadelede halka moral verdi
Hamam Mahallesi’nden İzmirlioğlu Sâdık Efendi’nin kızı Halime Hanım’la olan evliliğinden (13 Mart 1892) Halil (1895), Nurettin (1899), Yusuf (1899), Feride (1894), Asiye (1904-7 Mart 1912) ve Fahrettin adlı çocukları olmuştur. (Bugün çocuklarından hiç birisi hayatta değildir. Sağ olan torunları Tirebolu, Giresun ve İstanbul’da yaşamaktadırlar.)
Tanıyanlara ve belgelere göre orta boylu, elâ gözlü, buğday tenli, nuranî yüzlü, vücutça bir noksanı olmayan, hoşsohbet bir kişidir. Halk arasında “Necîb Hoca” olarak tanınmaktadır. 20 Ağustos 1933’te mustarip olduğu prostat hastalığından Tirebolu’da vefat etmiş ve bugün Kurucakale’deki Devlet Hastanesinin bahçesinin bulunduğu yer olan eski mezarlığa defnedilmiştir. Mezarlığın kaldırılması üzerine kemikleri buradan alınarak bugünkü Kurucakale Mezarlığı’na eşinin yanına nakledilmiştir.
Ahmed Necmeddin Efendi’nin Kütüphanesi ölümünden sonra oğlu Fahrettin Küçük tarafından Giresun’da ve İstanbul’da bulunan bazı camilere bağışlanmıştır. Diğer kitapları da 1994’de bilinmeyen bir sebeple evde çıkan yangında yandığından, eser yazıp yazmadığı bilinememektedir.

Ahmed Necmeddin Efendi’nin Millî Mücadele sırasında halka moral vermesi, Kuvâyı Millîye’yi desteklemesi onun üstün vatan sevgisinin bir nişânesidir. Ankara Fetvâsı’na, fetvâ metnini öğrenip hemen katılması da bunu gösterir. Maçka müftüsü Kâmil Efendi’nin dışında diğer bölge müftülerinin fetvâyı hemen ve büyük bir arzuyla imzalamadıkları göz önünde bulundurulduğunda, Ahmed Necmeddin Efendi’nin Millî Mücadele için arz ettiği önem daha iyi anlaşılır.

Derleyen: Haldun DOMAÇ (Gazeteci)
Kaynak: Ayhan YÜKSEL (Araştırmacı-Yazar)