O bir futbol savaşçısı; Podolski

14-02-17 hdomac 0 comment

Podolski Polonyalı bir ailenin çocuğu olarak 4 Haziran 1985’te Glivwice’da doğdu. Henüz iki yaşındayken anne, baba ve kendisinden üç yaş büyük ablasıyla birlikte Almanya’ya kaçak yollarla göç etti. Aileden sporcu Podolski’nin babası Polonya’da profesyonel futbol oynayan Waldemar Podolski, annesi ise profesyonel hentbolcu Krystyna Podolski’ydi.

Köln’de bir Türk mahallesinde büyüyen Podolski çocukluk yıllarında Türklerle tanıştı ve onlardan hiç kopmadı. Futbola ise 7 yaşında Bergheim’da başladı. Köln takımı 2. Bundesliga’da oynadığı 2003-2004 sezonunda genç Podolski’yi kadrosuna aldı. Podolski asıl patlamayı burada yaptı ve 2004-2005 sezonunda, attığı gollerle adından söz ettirdi. O sezon takımının Bundeasliga’ya çıkmasında başrolü oynadı. Sezonu 24 gol, 11 asistle tamamladı.
Bayern de mutlu olamadı
Köln takımı Bundesliga’ya çıktıktan iki yıl sonra tekrar 2. Bundesliga’nın yolunu tutarken, Podolski 10 milyon Euro bonservis bedeliyle Bayern Münih’le dört yıllık sözleşme imzaladı. Ancak burada tam bir hayal kırıklığı yaşadı. Hep oyuna sonradan girdi, bunun için mutsuzdu, Köln’e dönmek istedi. Ancak Köln’ün Podolski’yi geri alacak gücü yoktu. İşte o zaman taraftarlar devreye girdi ve Podolski’nin yeniden takıma kazandırılması için para toplamak amacıyla Podolski portresinin 8×8 ebadındaki kareleri 25 Euro’dan satışa sunuldu.

Yeniden döndüğü Köln’de oynadığı ikinci sezonda 18 gol atınca dikkatleri üzerinde topladı. Bu kez Arsen Wenger’in radarına girmişti ve 12 milyon Euro bonservis bedeliyle Arsenal ile anlaştı. Köln futbol tarihinin iki kez satış rekoru kıran oyuncusu unvanıyla tarihe geçti.
Premier Lig’e aslında iyi bir başlangıç yaptı. İlk sezonunda adından söz ettirdi ancak sonrasında yaşadığı sakatlıklar yakasını bırakmadı. Arsenal’da tıpkı Bayern’de olduğu gibi hiçbir zaman istediği kadar forma bulamadı. Başka bir söyleyişle istikrarsız futbolu Arsenal’da da sürdü, Ocak ayında Arsenal Podolski’yi yarım sezonluk Inter’e kiraladı. Podolski İtalya’da da beklentilerin altında kaldı.
Kaptan Ballack’ı sahada tokatladı
Podolski’nin Köln dışında başarılı olduğu takım Almanya Milli Takımıydı. En formsuz dönemlerinde bile milli takıma çağrılan Podolski Almanya ile 47 gole imza attı. Bu başarısıyla Almanya’nın en fazla gol atan 3. futbolcusu oldu.
Hırslı, hızlı, öfkeli ve hırçın bir futbolcu olan Podolski, sahalarda attığı goller ve oyunu kadar futbol dışı olaylarla da gündemde kaldı. Alman Milli Takımı’nın Galler ile oynadığı maçta sahada tartıştığı Kaptan Ballack’a attığı tokat gündem oluşturdu. Aynı şekilde Köln-Dortmund maçında Nuri Şahin’le yaşadığı gerilim agresif yapısının bir göstergesiydi.
Kariyerinde önemli başarıları bulunan Podolski 2006’de Almanya’da düzenlenen Dünya Kupası’nda turnuvanın en iyi genç oyuncusu oldu. 2008’de Avrupa Şampiyonası’nda şimdilerde takım arkadaşı olan Hamit Altıntop ve Sneijder ile birlikte turnuvanın 11’i ne seçildi. Kariyerinde forma giydiği takımlarda bir Bundesliga, bir FA Cup, bir Almanya Kupası şampiyonluğu milli takımla da 2014 yılında Dünya Kupası zaferi bulunuyor.
İyi bir eş, bencil bir yıldız
Podolski’nin takım içinde en çok verimli olduğu pozisyon ise sol açık. Yıldız oyuncu kimi zaman santrfor, kimi zaman da 10 numara pozisyonunda görev yaptı ama etkili olamadı. Oysa sol çizgide taşıdığı toplarla iyi ortalar yapabiliyor. Gol pasından çok gol atmayı seven bir oyun karakteri var. Bu yüzden soldan gelip ceza alanı çevresinden şutlar atıyor.


Podolski özel yaşamında iyi bir eş ve baba… 2011’de çocukluğunda tanıştığı, kendisi gibi Polonya asıllı olan Monika Puchalski ile evlendi. Çiftin 2008 yılında doğan Louis adında bir de oğulları var.
Türk gibi sıcakkanlı, Schumacher hayranı
Futbol Podolski’nin profesyonel işi ama o aynı zamanda o tam bir spor fanatiği. Mike Tyson hayranı bir boks sever, Mihael Scuhmacher hayranı bir F1 izleyicisi. Basketbolda hünerlerini ise 2. Bundesliga’da bulunan RheinStars Köln takımıyla çıktığı antrenmanda gösterdi.
Podolski’nin en çok dikkat çeken yönü Türk insanına benzemesi. Sempatik, samimi, sıcakkanlı ve espriyi seviyor. Müziğe ise ayrı bir ilgisi var. Kölnlü rock grubu Brings’in 2012’de yayımladığı “Hallelujah” isimli parçasında onlara eşlik ederek büyük sempati kazanmıştı.

Neşet Ertaş’ın “Gönül Dağı” favorisi

2014 Dünya Kupası’nda ise Rihanna’yı öpme şansını yakaladı. Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş’ın yaşadığı Bergheim kentinde büyüyen Podolski Neşet Ertaş’ın türkülerini de çok seviyor. Favori türküsü ise “Gönül Dağı”

Polonya’da Gornik Zabze takımını destekleyen Podolski’nin lakabı, “Poldi…”Bu, geleneksel Köln Karnavalındaki Prens Poldi’ye kinaye olarak kendisine verilmiş bir takma isim.

Alman golcü büyüdüğü topraklara da çok bağlı. Nitekim Podolski futbola başladığı kent Bergheim’daki gençleri futbola teşvik etmek için sentetik çimin yapımını üstlendi ve 160 bin Euro bağışladı.. Sonra stadın adı Podolski olarak değiştirildi.

Sonuçta Galatasaray Türk geleneklerini tanıyarak büyüyen, bir futbol savaşçısını kadrosuna kattı. Bakalım Podolski Köln formasıyla çıktığı basamakları bir kez de Galatasaray’a formasıyla tırmanacak mı?