Kahramanmaraş Ulu Cami (Cami-i Kebir)

24-07-17 hdomac 0 comment

Kahramanmaraş Ulu Cami (Cami-i Kebir)

Kahramanmaraş Ulu Camii, 1337-1522 yılları arasında hüküm süren Dulkadiroğluları Beyliği tarafından inşa ettirilmiştir. Dulkadiroğluları Anadolu tarihinde mühim rol oynayan Oğuzların Bozok koluna bağlı bir Türkmen hanedandır. Hasan Dulkadir Bey’in idaresinde kurulan Dulkadiroğlu Beyliği’nin Maraş ve Elbistan arasındaki yaylalık bölgeye yerleştikleri ve daha sonra geniş bir alana yayıldıkları bilinmektedir.  (Dulkadirli hanedanı Osmanlı Sarayına çeşitli dönemlerde toplam beş gelin göndermiş ve böylece Osmanlı hanedanıyla akraba olmuştur. Fatih’in babaannesi ve Yavuz Sultan Selim’in annesi Dulkadir beylerinin kızlarıdır)

Fotoğraf: Ulu Cami kalenin güneyinde, şehir merkezindedir. 

Beylik genişleme döneminde Anadolu’da önemli eserler bırakmaya başlamıştır. Kahramanmaraş Ulu Cami (Câmi-i Atîk, Câmi-i Kebîr, Süleyman Bey Camii, Alâüddevle Bey Camii isimleriyle de anılır) beyliğin en önemli eserlerinden biridir.

Ulu Cami, Kahramanmaraş kalesi güney eteklerinde, kent meydanında yer alır. Özgün bir Dulkadirli eseri olan yapının banisi: 1442-1454 tarihlerinde hüküm süren Dulkadirli Süleyman Bey olup; oğlu Alaüddevle Bey yapıyı 1501-1502 tarihlerinde tamir ettirmiştir. Bu tamir bir bakıma yeniden yapım olarak da bilinmektedir. Buna ait kitabe taç kapı üzerinde yer almaktadır.

 

Fotoğraflar; Kadınlar Bölümü ve Caminin üç taç kapısından biri olan ana taç kapısı

Ulu Cami’ye çeşitli dönemlerde onarım yapılmıştır. Çarşıda çıkan bir yangın neticesinde zarar gören cami önce 1780’de, sonrasında 1853-1854’te, 1897’de, 1945 ve sonrasında da çeşitli onarımlar geçirmiştir. 1858-1859’da inşa edilen muvakkithane (Genellikle cami veya mescitlerin müştemilatı içinde iki oda halinde inşa edilen, çeşitli aletler vasıtasıyla belirlenen namaz vakitlerinin müezzinlere bildirildiği yer)  1945 yılında yıktırılmıştır.

Kahramanmaraş Ulu Cami enine dikdörtgen olarak gelişmiş, 40 x 27 metre ölçüsünde harim ile 5.30 x 40 metre ölçülerinde son cemaat yerinden oluşur. Caminin yapımında kesme taş kullanılmış üzeri ahşap tavanla örtülmüştür.

Camii, üç tarafı revaklar (üstü örtülü önü açık bölüm)  ile çevrelenmiş avlusu, ahşap örtülü son cemaat yeri ve caminin kuzey cephesi önünde bulunan camii girişine çapraz tek şerefeli minaresi ile çok ayaklı Anadolu Selçuklu camileri plan şemasına uygun tarihi bir belge taşımaktadır.

Eğimli bir arazi üzerinde kuruludur

Kahramanmaraş Ulu Cami doğudan batıya eğimli bir arazi üzerinde yapılmıştır ve bundan dolayı yapının batı cephesi ile doğu cephesi birbirinden çok farklı görünüme sahiptir. Yapının doğu cephesi arazinin eğiminden dolayı basıkmış gibi görünmektedir ve kesme taş ile örülmüştür, dikdörtgen altı pencereye sahiptir.

Camii’nin batı cephesi sade bir görünme sahiptir. Caminin kıble duvarı batı cephesi ile benzer özellikler göstermektedir. Her iki cephede sıvalıdır. Kıble duvarının, iki katlı dikdörtgen pencere açıklıkları, iç mekânı en fazla aydınlatan cephe özelliği göstermektedir.

Kadınlar mahfili ve imam odası

Caminin kuzeyinde bulunan ve sonradan eklenmiş son cemaat yeri ahşap çatılı yedi paye ve bir duvar uzantısından meydana gelmektedir. Ulu caminin son cemaat yerine açılan asıl ana kapısı dışında, ana kapının doğusunda ve batısında iki kapısı daha bulunmaktadır. Ana kapının Selçuklu mimarisinde sıkça görülen taç kapı özelliğinde ve özenli taş işçiliğine sahiptir.

Fotoğraf: Müezzin Mahfili 

Ana taç kapı, mukarnas kavsaralı (Mukarnas; içeri doğru kademe kademe oyulmuş ve içerisinde üçgen, yıldız gibi çeşitli geometrik kabartmaları bulunduran mimari yapıdır. Kavsara; kapıların üzerinde bulunan yarım daire şeklindeki alandır)  bir yapıdır.

Portalın kemeri gri tonların da olup basık yay şeklidedir. Bunun da iki yanında, soldakinin üstündeki boşlukta geometrik bezemeli bir pano yer almaktadır. Diğer kapılar daha sade bir görünüme sahiptir. Portalın batısında bulunan ahşap merdivenler daha sonra yapılmış olan kadınlar mahfiline ulaşmaktadır. Bu iç mekânda farklı bir mimari görünüm sağlamaktadır. Doğu tarafında ki kapı ise İmam odasına açılmaktadır.

Taş ve ahşap uyumlu iç mekân

Kahramanmaraş Ulu Cami gelişmiş bir iç mekân düzenlemesi gösterir. Harim kısmında altışardan iki sıra kesme taş paye dizisi ile mihraba paralel üç bölüme ayrılmıştır. Sivri kemerlerin yerleştirilme düzeni bakımından da mihraba dik yedi bölüm oluşturulmuştur.

İç mekânda göze çarpan ilk detay ahşap örtülü düz tavandır. Taş ve ahşabın uyumu iç mekânda insanı sıcaklığıyla içine almaktadır.

 

Fotoğraf: Mahrap ve minber orijinal olarak günümüze gelmemiştir. 

Caminin mukarnas kavsaralı mihrabı kıble (güney) duvarına genişçe yayılmış al

tı köşeli bir niş şeklindedir. Nişin içerisinde üç niş daha bulunmaktadır ve nişin etrafını çevreleyen bordürlerde ki bitki motifleri mihraba zengin bir görünüm vermektedir. Minber ise Dulkadirli’lerden kalma orijinal değildir. Minber kapısının alınlığında yer alan bir kitabeye göre 1899 yılında Muhammed Esad tarafından ceviz ağacından sedef kakmalı olarak yapılmıştır.  Bu kitabeden de anlaşılacağı gibi ilk özelliğini kaybetmiştir. Ulu Camii’nin minberi, bölgedeki ahşap minberlerle büyük benzerlikler gösterir ve fazla sanat değeri taşımamaktadır.

Görkemli minaresi görülmeye değer güzellikte

Camii minaresi, caminin önünde tek başına yükselmektedir ve caminin en dikkat çekici bölümüdür. Son cemaat yerinde camiden 1.60 metre geride bulunan, 26.63 metre yüksekliğindeki minare, cami duvarından ayrı olarak yapılmıştır. Yapıda en az değişiklik gösteren kısım olarak göze çarpan minare kesme taştan örülmüş kübik bir alt kaideye sahiptir. Üç bölümden oluşan gövdeyle şerefe altlığına kadar yükselir. Kiremit rengine yakın taşlarla örülmüş gövdeden sonra şerefe altlığına ulaşılır. Şerefe kısmı dışa fazla taşmamıştır fakat uzunca bir şerefe altlığına sahiptir. Taş minare Memluklu sanatına ait bazı özellikleri de bünyesinde taşır.

Fotoğraf: Harim içi gösterişli bir güzellik sergiler. Cami içinde mihraba dik yedi bölüm oluşturulmuştur.

Tarihe düşen not; “O bayrak inmez”

Kahramanmaraş Ulu Cami, aynı zamanda Maraş’ın işgaline karşı mücadelenin başladığı bayrak olayının geçtiği yerdir. 27 Kasım 1919 gecesi Ermenilerin ileri gelenlerinden Hırlakyan´ın evinde işgal komutanının şerefine bir balo tertiplenir. Baloda komutanın dansa davet ettiği genç Ermeni kızı “Kendimi esarette hissediyorum. Kalede Türk Bayrağı dalgalandığı sürece, sizinle dans edemem! ” diyerek teklifini reddeder.

Bunun üzerine komutan, kaledeki Türk Bayrağını indirtir. 28 Kasım 1919 Cuma günü Maraşlılar, asırlardan beri kale burcunda dalgalanan Şanlı Bayraklarını göremezler. Bu olay şehri infiale sürükler. Bir tepki beyannamesi hazırlanır ve şehre dağıtılır. Bir Milletinin İstiklaline son verilmesi anlamına gelen Bayrağının indirilmesi karşısında Maraşlılar sesiz kalmazlar ve cuma namazı vakti Ulu Camii´de toplanırlar. Ezan okunduktan halk “Bayraksız namaz kılınmaz” diye bağırır. O esnada Cami İmamı “Aziz Cemaat, kalesinde düşman bayrağı dalgalanan bir millet hürriyet´ini kaybetmiş sayılır. Hürriyet olmayan bir yerde cuma namazı kılmak caiz değildir.” diyerek dağıtılan beyannamenin doğru olduğunu tasdik eder. Bunun üzerine Maraşlılar topluca kaleye hücum ederek, indirilen Bayrağı yeniden kale burçlarına diker ve cuma namazı orada eda edilir.

Fotoğraf; Minare tek şerefelidir. Memluklu sanatına ait bazı özellikler gösterir

Anadolu’nun kültür mirası olan Kahramanmaraş Ulu Cami 2006 yalında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore ettirilmiştir. Ulu Cami yeni yapılan 10 kişi kapasiteli Abdülhamid Han caminin ardından 5 bin kişi kapasite ile Kahramanmaraş’ın en büyük ikinci camisidir.

Kaynaklar: Kahramanmaraş Belediyesi, Prof. Dr. Mehmet Özkarcı, Yasin Bıçakçı

Araştırma ve Fotoğraflar: Haldun DOMAÇ