Hesapları Vida Bozdu

21-02-18 hdomac 0 comment

Bayern Münih kadro kalitesi, teknik ve taktik açıdan, oyun becerisi, sistem anlayışı bakımından zaten Beşiktaş’a karşı üstündü. Bunlar yetmiyormuş gibi Vida’ın 16. dakikada kırmızı kart görmesiyle bir de sahada sayısal olarak üstünlük ortaya çıkınca işler tamamen kötüye gitti.
Beşiktaş’ın oyuna başlarken hesapları Atiba-Medel ikilisiyle orta alanda James Rodriguez- Martinez ve Vidal’ın oyun alanını agresif savunmayla daraltmaktı. Oyunun başında o bölgeyi iyi de kapattı. Bu bölümde kanatlarda Koman ve Müller ikilisi Adriano ve Caner karşısında alan bulmakta zorlandı.
Ancak savunmadan çıkarken kaptırılan top planı yerle bir etti. Böylesi bir takıma karşı hemen bir (B) planı üretmek hiç kolay değil. Nitekim Bayern eksik Beşiktaş karşısında özellikle Coman’ın bindirmeleri ile sonuç almaya başladı. Üstelik Quaresma’nın belki de futbol yaşamının en çok geri koştuğu maçında. Burada Beşiktaş 10 kişi oynarken, Love’ın ürettiği pozisyonun son buruş becerisi ile taçlanmamış olması oyunun gidişatını etkileyen önemli bir faktördü.
Oyunun farka gitmesinde bir önemli olay ise Rodriguez’un Müller’in şutunda kulağına aldığı darbe sonrası yerini ilk yarı biterken Robben’e bırakmasıydı. Bu sakatlık Bayern’e yaradı. Robben girdikten sonra tek kanatla çalışan Bayern iki kanatlı bir uçağa dönüştü. Robben ve Kimmich’in sağ kanat bindiremeleri, Alaba ve Coman işbirliği derken, kanat savunmasına tedbir alma sıkıntısı beraberinde savunma göbeğinde dikkat kaybına ve pozisyon alma zorluğuna neden oldu.
Bir bakıma oyun tamamen Bayern’in kontrolünde oynanmaya başladı. Ev sahibi takım Beşiktaş’ı sürekli geri itti. Bununla yetinmeyin savunmadan etkili pasla çıkmasını önlemek adına önde baskı yapıp, kısa sürede topu kazandı.
Peki, Beşiktaş birşey yapabilir miydi? Ya da Şenol Hocanın oyuna müdahaleleri doğru muydu? BU konuda klasik bir söz vardır, bilinen; “Doktor ne yersen ye dedi”
Tosic, Gökhan ve Tolgay hamlelerinden umut beklemek fazla iyimserlik olurdu. Çünkü rüzgarı arkasına alan bir Bayern takımı vardı.
Böyle bir takımı karşı 75 dakika hem de deplasmanda oynamak sadece Beşiktaş için değil, Avrupa’nın tüm takımları için büyük zorluk oluşturacak bir durum.
Buradan çıkaracağımız ders ise net; futbol çok hızlı oynanıyor. Hızlı düşünüp, çabuk oynamak temel bir kural. Hücum zenginliği için sadece duran topları hedef seçmek yetmez. Ve oyunun genişlemesi karşısında çare üretmek zor.